Ehliyet için gireceğimiz trafik sınavına gitmek için hazırlanan ve büyük bir kısmının birbirine yabancı olduğu bir otobüsün içinde sınav merkezine doğru gidiyorduk. Gidiş yolunda insanlar sınav için son kez çalışmalarından dolayı sessiz sakin sınav yerine vardık. Bu onları gidene kadar oyaladı. Ben ise az çok aşina olduğum tepeleri ve ağaçları izlerken az uyumuş olmanın verdiği gerginliği atmaya çalışıyordum. Otobüs sınav merkezine vardığında insanlar sanki otobüsün sessizliğinde tanışmışlar gibi toplaşıp konuşmaya başladılar. Neden birbirlerini tanımaya, kendilerini tanıtmaya zaman harcadıklarını anlamlandıramıyorum. Kendi duygularıyla yüzleşmekten korkan bunca insan, başkalarının da kendileri gibi düşündüklerini öğrenmeye çalışarak sadece sınavın belirsizliğini değil aynı zamanda kendi bireyselliklerini de öldürüyorlardı. Bir köşeye kaldırımın kenarına oturup kitabımı okumaya başladım, arada düşünceli gözlerle etrafı izliyordum. Birkaç kez kalabalığın arasına karışmayı düşündüm ama bunun ne kadar saçma bir hareket olacağını düşünüp irkildim. Bu yabancılarla konuşmamın ne bana ne onlara bir faydası olacaktı. Vakit kaybı olmasının yanı sıra iki taraf için de rahatsız edici olacaktı. Etrafıma baktıkça düşünceli gözlerimden korkmuş gözlerle karşılaşıyordum. Acaba ne düşündüğümü zannediyorlar? Veya belki düşüncelerimden değil de düşünmenin kendisinden korkuyorlardır bilmiyorum. Kendimi birkaç metre uzağımda olan insanlardan çok daha uzakta hissediyorum, ben buraya ait değilim. Neden bu sınava girdiğimi hatırlamaya çalışsam da anımsayamıyorum. Burada bir fazlalık olduğumu anlıyorum. Fazlalığım, burada hiç bulunmamam gerekirdi. Buradayım ama sanki hiç burada değilmişim gibi davranıyorum. Sınav bitiyor, sonuç umurumda bile değil. Araba kullanmayı aslında hiç de istemiyorum. Otobüs hareket etmeye hazırlanırken yanımda oturan adamın söylemesiyle zoraki sınav notuma bakıyorum. Sınavı geçtiği için hoplayıp zıplayan ve bir aydır buna çalıştığını söyleyen adama bakıp geçmişim dememle neden sevinmedin sorusuna, aslında benim için bir şey ifade etmediğini söylemektense onun bunca çalışmasına rağmen ben "zaten çalışmamıştım" diyerek onu ezmeye çalıştığımı hissedince kendimden tiksiniyorum, utanıyorum. Bu sınava çalıştığımı kendim de biliyorum ama utancımı telafi etmek için adamla konuşma zahmetine girmekten de kaçınıyorum çünkü bu konuşma utancımla yüzleşmekten daha yorucu ve sıkıcı olacaktı.