Sıvası dökülmüş yalnızlığın

Karanfil kokulu bahçesi

Bahçesinde yeşermiş sabrın meyvesi


Umut arası yurdumun

Parmaklıklarında kan ve gül

Gülün derdi kanar

Kanı kanayan yaraya akar


Delgeç dünyasında zımbalı hayatlar

Çıkışı olmayan merdiven inişi 

İndikçe umudu çiz kıvrılan bileğine

Bükük boyunlu dev

Ulaşamasın yüreğine


Soluğu kesik sargıda zaman 

Acele postada kaybolan cümlelerin acısı 

Çare aramaktan yol kayıp yolcu bitap

Dönen insanı durduramaz ki dünya

Burada yaşananlar sadece bir rüya

 

Sefil hakikat yalansa efendi

Dil bağı yok urganı çok

Bağlar yek diğerini kardeşi

Gölgesinde kırbacın ayak sesleri


Bir vefa dilenir sokağın başında 

Açım dercesine dillenir

Açım sevgiye, kardeşliğe ve insanlığa 

Bir ele uzanmaya hasretim

Eller nelere hasret ben nerede gurbetim