Siliniyorken ruhum, soluk tenimden yavaşça... alıyorum omuzlarımdan yukarı uzanan dalın ucuna kalbimi.

Buna yük derler, duyuyor musun? Bunun adı yük!

Hamalısın bu kalbin.

Kıymet bilmez, sevgisiz, aşksız, arkadaşsız

Al nasıl taşıdıysan bunca yıl, al taşı kalbin yükünü.

Yazıktır ki yürekleri ellerine sığmayan delikanlıların heba oluşu.

Bir parkayı delip geçen kurşun, bir gence bir şiir yazdıran bakire kız, yazıktır.

Bekleyişler gün sayışlar. Yazıktır bu memlekette satılan kavuna karpuza ve adamlara.

Alın, alın artık taşıyın yükünüzü!

İnsanın kalbi yük oluyorsa göğsünün ortasında, geceleri uyuyamıyorsa memleket sevdalılar ve aşıklar.

Yazıktır geçip giden günlere, haykırışlara, dökülen kanlara.

Gurbette geçen soğuk geceler.

Yastıksız, yorgansız ve kimsesiz yataklar.

O tebessüm, boş bir gülüştür

Nefsini tatmin ederken aklına gelen bir dizeye yazıktır.

Budur sızı, yüreğinden sızan. İnce, ip ince bir sızı, sana kalemi ve kağıdı aldıran.