şu sıra herkes az az ama sık sık

evlerle ilgileniyor 

ben nurdan hanım'ı okuyorum

diyor ki on beşinde kaçacaktık biz evden

neden kaçmadık ki on beşimizde evden

on beşimizde 

ki döner durur hep gelirim on beşime

ellerim o zamanlarda da titrerdi o zamanlar da korkak 

sahi ben on beşlerimdeyken 

sana da dokunuyor muydu zaman


apartmandan sokaklara dökülüyorum ben şimdilerde yirmi biri devirdim 

çok uzuncasına da değil öyle ufak tefek 

ki ben bir şeyler devirmek konusunda da pek iyi değilim

ben tüm beceriksizliğimin yanında 

iyi de bir dinleyiciyim hafif de sağır biriyim

ama sevgilim sen de duyuyor musun 

kemanlar çalıyorlar 

ayakkap bağcıklarım çözülüyor 

bir hışımla eğilip kalkınca başım dönüyor 

neden ben düşerim diye de korkmuyorsun 

rahma ve rahme

aynı oranda yakın olmaya çalışıyorum kimselere zararım da yok

kendi halinde iyi niyetli biraz ve saf

yalandan da bir tahtım var görüyor musun bak

ayçiçekleri yüzünü güneşe dönmüyor

hem ben zaten mevsim normallerine de inanmıyorum 


tüm şiirlerin ortasında öfkeleniyorum 

bağlanma stilleri, çocukluğa inmeler, analar babalar, pide kuyrukları, allah'a geleneksel ve pozitivist yaklaşımlar 

korkular, utançlar, kırılganlıklar, vasat ingilizceme brene brownlar, playlistleri özenle hazırlayan çocuklar 

çeşitli halledemeyişler, gün ortası rakıları,

Türk verileri, engizisyonu tanımayanlar, sokakta peygamberi görse simülasyon sanacaklar, kısa metraj filmler 

güzel olanı gören, seven ve sonra vazgeçmeyi gökten inen ayete tekabül bilenler

hepinize öfkeliyim 

biriniz hariç 


yirmi ikiye mektubum hazır tam otuz üç madde

dergiden alınan para direkt ekstreye 

saçlara bir öpücük ve sabırsızlığımın omzuna bilmemek adında bir külçe 

ve sevgilim

bana müsaade

önce yalnız kal ve sonra çok özle