Esen rüzgarın verdiği mayışmışlık ile seyrediyorum güneşi, saçlarının uçuşması ile yüzüme değen tutamlarından alıyorum kokusunu. Gözümü kırpmadan baktığım güneşim bakışlarıma karşılık vermek için titreştiriyor kirpiklerini, Vita'mın kirpikleri...


Rüzgarın esintisi ile güç bulup uzanmak istiyorum saçlarına, hareketlerimi hissedip ilk o dokunuyor yanağıma, okşamasını hissettiğim rüzgarın esintisi mi yoksa Vita'mın parmak uçları mı anlayamıyorum, serinleten esintiye rağmen yakıyor tenimi, gözlerini açmadığı halde hissediyorum bakışlarını.


Zamanın akıp gittiğini hatırlatmak için dökülüyor yapraklar sanki her şey hayalmiş ve bunu ispatlamak için dökülüyorlar. Bilseler her şeyin gerçek olduğunu bu kadar acele ederler mi dökülmek için? Hem daha öpmedim bile Vita'mın tutamlarından, gözlerini açıp bakmadı, hissetti sadece tenimi, teniyle tenimi yaktığını fark etmedi. Parmak uçları yaktı tenimi, dudakları değse yine yakıp acıtır mıydı böyle?


Ağlarken yazıyorum tüm bunları, hayalde yaşayıp hissediyorum her birini ama gerçekliğe dönünce gözyaşlarım dökülüyor sadece, dökülen tüm o yapraklar gibi zamanın geçip gittiğini, her şeyin hayal olduğunu hatırlatmak için dökülüyorlar birer birer...