senin her yanın sıcak

          her yanın mümbit

          her yanın benden biraz.

çek beni

             öpülecek yerlerine;

dudaklarındaki tatlı denizi

ellerindeki toprak nemini;

               öpülecek yerlerini seviyorum.

dokunduğun her omuzda yaşamayı

-hissettiğin varsa-

içine keder diye düşen olmayanları

ve yalıncak seni hissediyorum

hissetmek: sevmenin gülen tarafı.

      kulunçlarıma yakışır bir sen yapan seni,

bileğime hafifçe sakladığım

kıyasıya,

            ölesiye,

hırslı ve bazen sırf inattan

-hayata direnme inadından,

         şiir okumak gayretinden-

seviyorum;

çünkü kaybettiğim dengesin.

ölüm satar kelimelerin

                   ölümle yıkanmış gitmen,

ne ceviz ağaçları dayanır

     ne ahlat ne incir

gidişine toprak dayanmaz;

     çatlar, kurur, bakir kalır.

kuzey rüzgarları

        senin adını ulur ıslıklarıyla

adını söylemek geçiyor içimden

adının harflerini hatırlıyorum

yüzünü hatırlıyorum

             yağan her -yağmurda-

adın her -yağmurla- yıkanır

        hatırlamak istiyorum

yumduğumda gözlerimi;

avuç içinde pıhtılaşan kanı,

yüreğimin kıpraşıp elinden düştüğünü.

ah benim

                bende olmayan yüreğim

ellerinde kanat "çarpıyor"

yüreğim uçma bilmez