Taşınıp durduk onca yol

Aşıldı yollar

Aşındı ruhlarımız

Asılmadı ceketlerimiz

Bir türlü rahat edemedik.

Sonra girdim bir dört duvara

Bakındım etrafa

Şuraya bir tablo güzel giderdi

Aldım elime fırçamı

Oraya güzel gitti

Sonra benden gitti, tablo eskidi.

Baktım ben de eskimişim biraz.

Yenilenmek istedim sonra

Bir şey tuttu kolumdan

İsmi bukalemun

Dedi ki bana: “Yenilenme, dönüş!”

Dedim sana kolay,

Ya ben dönüşürken başım döner de düşersem?

Düştüm sonra.

Çok defa düştüm. Kalktım.

Düştüm, yuvarlandım.

Kalktım, zıpladım.

Eğildim, kalktım.

Baktım meğer ben dönüşüyorum

Karşımda hep birileri

Adı bukalemun mu neydi?