Herhangi bir yere çok çabuk alışıyor ve uyum sağlıyor ancak biraz sonra o yere karşı bir mesafe uyanıyor. Uçsuz bucaksız, ilk andan daha aşılmaz bir mesafe... Bir uçurum belki. Mütemadiyen düştüğü... Yeryüzünün her noktası bir uçurum olana değin devam eden bir döngü. Sürekli peydah olan değişim arzusu. Düzeni bozma içgüdüsü. Evi yakma motivasyonu.


"Yoktur yer gider geliriz, yoktur yer." "Yok bana bu cihanda!"


İkamete elverişsiz binlerce mekandan mütevellit şu koca yeryüzü... Ufacık bir ruhu bünyesine sığdırmaktan aciz şu koca evren... Bir gün ufacık bir yüreğin yaptığının acemisi koca dünya... Durup soluklanmak mı? Mümkün mü? Tüm bu yerler; arkalarına sakladıkları bıçakla sırtını gözler durur.


Durup soluklanmaya en uygun yer adeta biçilmiş bir kaftandı yanın. Yoktu yer...