Zaman makinesi... Yıllardır bilim insanlarının üzerinde çalıştığı, emek harcadığı ve bazılarının hayatlarını adadığı bir proje. Peki, bu proje ne amaçlıyor? Bizi geçmişte ya da gelecekte bir güne kolayca götürebilmek. Bazıları için bu çok uçuk bir düşünce fakat bazıları için gayet olabilir bir icat. Böyle bir icat bilim adamlarını olduğu kadar, normal insanları da heyecanlandırıyor. Hayalleri ve acıları olan insanları. Tabii, benim de böyle bir icat olursa ne yaparım diye düşüncelerim var. Sorun şurada; böyle bir icat gerçek olsa, ben bunu ne için kullanırdım? Geçmişe gitmek için mi, yoksa geleceğe mi? Ya da en önemlisi, kullanır mıydım? Tabii ki, böyle bir düşüncede şu anda sadece zaman makinesi gibi hayalden ibaret. Ben de hayal etmeyi seven biri olarak bunu uzun süre düşündüm. Evet, zamanımı bana belki de hiçbir faydası olmayacak hayal kurmak gibi saçma bir şeyle harcıyorum. Şimdi, bazıları bana bu düşüncemden dolayı kızabilir. Şu anda konu hayal olmadığı için, bunu bir kenara bırakıp konumuza geri dönelim. Zaman makinesi olsaydı ve bana kullanma şansı verselerdi, geleceğe giderdim. Küçüklüğümden beri her zaman geleceği düşünür, hayaller kurardım. Geçmiş dendiğinde herkesin aklında uçan arabalar, sayıları fazlaca robotlar ve daha neler neler canlanır. Hayatın tamamen kolaylaştığı bir dünya... Zaten bize bunu çizgi filmlerde de hep böyle anlattılar. Özellikle Jetgiller, bunun en büyük örneği. Jetgilleri izleyen herkes, en az bir kez orada yaşamanın nasıl bir şey olacağını merak etmiştir.


Tabii benim asıl merak ettiğim, o zamanlarda teknolojinin nerede olacağı ya da hayatın ne kadar kolay olacağı falan değil. Benim asıl kafamı kurcalayan nokta, o zamanlarda insanların nasıl olacağı. Düşünce tarzları, fikirleri nerelere evrilecek? Bu zamanın dünyasında bile bazen uçuk fikirleri "yıl olmuş 2023-24" diyerek zamana yedirmeye çalışan insanlar var. Tabii, benim derdim böyle insanlar değil. Böyle insanlar her yüzyılda vardır. Bu arada şuna da kesinlikle karşı değilim, zaman değişince hayat da değişecek. Benim asıl sorunum, iğrenç fikirlerin zamana ve yıla yedirilmeye çalışılıp normalleştirilmek istenmesi. Geleceğe gidersem ilk araştıracağım şey, o insanların varlığı. Tabii varlarsa (ki kesinlikle olacaklardır), pis düşüncelerini empoze edebilmişler mi? Konu yine nerelere geldi. Asıl söylemek istediğim şeyden saptı gibi. Demek ki içimde susturduğum bazı şeyler varmış.


Geleceğe gitme düşüncesi zaman içerisinde bana saçma gelmeye başladı. Bunun ana nedeni, yaşayarak öğreneceğim şeyleri yaşamadan geleceğe gitmek. Sonuçta o makine size fikirleri, değişmiş hayatı ve daha fazlasını öğretmiyor. Yaptığı tek şey zamanlar arasında toplu taşıma yapmak. Bir örnekle anlatsam belki daha iyi anlatabilirim kendimi. Bir mağara adamı düşünelim, buzun içinde senelerce yaşamış. Sıcaklardan dolayı eriyen buzundan kurtulmuş ve bizim zamanımıza gelmiş. Biz de geleceğe gittiğimiz zaman aynı o mağara adamı gibi olacağız. Her şeyden herkesten bihaber. Çevremizdeki her şey yabancı gelecek, en çok da insanlar. Bir insanla bile sohbet etmeye çekineceğiz çünkü o zamanda neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemeyeceğiz. Bu söylediklerim çoğunuz için deli saçması gelecek ama benim fikrim bu yönde. Zaman makinesi olsa, kesinlikle geleceğe gitmezdim. Peki ya geçmişe gitmek? Yaşanmışlıkların içine tekrardan kendimi atmak ister miydim? Bana çok şey öğreten hatlarımı düzeltir miydim? Çoğu şeyi öğrenmiş, büyümüş bir insan olarak geçmişe gidip o küçük bana her şeyi anlatır mıydım?


Yaşamak, öğrenmek güzel şey... Bu insanın doğasında var.