Bence de kaçlı sol gözün

Solumun sol olduğunu kolluk kuvvetlerinden

Memleketlerin hemliğinden biliyorum şehirleri

Ikın yerinden bir yumruk

Kınla kılıcın yerini belirleyen

Hem suçlu, ben hem kurulmuş Parebellum

Hem tek bir hece değil mi?

 

Kaçlıdır bakışındaki vaaz

Renk körleri için şifrelenmiştir din

Saat 23 gibi işlenmişken koluma

Tanrı insana inanmadı için dedim

Bu koma, bu bitkisiz hayat

Ki bilirim,

Heyhat kim kesilmiş bir kola şişesinin yanında

İçen yoksa kapağını alıyorum ayranın

Diyebilir ki?

Ayağa kalk

İki ayaklı bir sehpa kaç kez devrilebilir?


Tek bir hece değil mi farz?

Tek bir cenaze için bunca toprak az değil mi?

Cık eki kan’a bu kadar yakışırken

Buncacık demek ihanet sayılmaz mı?

En azından nezaretten salınanlar için


Bağrı ekin sayılan bir kağnı çağrı

Kulaklarım hapis dese

Su satmanın madeni çocukları

Bağırmaz mı tek bir ağızdan

Tanrı inanmadı insana ve yaratıldı dünya


Terk kalıyorum bazen eğreti

Bazen yamuk üçgene dik indirilen yumruğum

Güzel kelime mesela ferfecir

Benceci bir amcanın baklasıdır

Ağzı sulandıran

En azından benim umduğum yuva

Suratsız bir Ezidi’nin ocakta rükû halinde

Ateşe kurban ettiği kirpikleridir


Bence de kaçlı sol gözün

Bıçak değse irkilirim

Memleketsiz doğduğumdan değil

Mem’e Zin’i anlatmaya çalıştıkları için