Göğüs kafesim ve toplumun kafesi

Hislerimdeki hürriyeti alıp götüren

Yaşamın gerekliliğini çalıp nefeslerimden

Ve milyarların ortasında kimsesizleştiren

Bunlar ki karanlıktır

İnsanı kendi içine gömen ağırlıktır


Bir yıldır kurtulamadım şu bel ağrısından

Sırtımda söylenmesi gerekenlerin

Susturulması gerekenlerin

Doğurulması gerekenlerin yükü olmalı

On altıncı yaşımdayım, orta parmağımda 

Kalemin sürtünüp durduğu noktada

Dokuz yıllık nasır 

Çaresizdim, aklımı bütünüyle yazmalıydım

Huzursuzluk yarım anlaşılandadır


Korkularımı yokluktaki ahiretin yanına üfleyip

Anlamsızlığıma direnişlerimi özledim

Gerçeği kabullenmek var olmamaktan zor

Zira olmadığım günlere dair hiçbir hatıram yok

Ama boğazımı sıktıkça sıkıyor

Mühim olanı bilmemenin telaşı

Geri alınmıyor yayından çıkan ok

Ben dönemiyorum

İnanılası yanılgılarımın yanına


Omuzlarımızın ardında bir şeytan var

Nefesi yalnız beni mi dehşete düşürüyor

Gülen yüzlerinizin altında endişeleriniz yok mu

Sahi bir tek beni mi böylesine yoruyor

Bütün bunlarda bir mânâ olduğuna dair rol