Kimi zaman gökyüzünde bir bulut olmak isterim, kimi zaman özgür bir yağmur. Kimi zaman yağmurda gezinen bir serçe, kimi zaman yağmurdan kaçıp kuytu köşelere sığınan bir kedi; elimde olan insanlık. Renkleri gören, turuncuya turuncu diyen, kırmızıya kırmızı... Yemeklerin tatlarını alan, dalgalardan sarsılan vapurun içinde midesi bulanan, sokaklarda ayak izi bulunan insan.

Issız bir ormanda bir ağaç olsam insanlar gibi yürümek ister miydim? Üstüne basılıp ezilen bir çiçek olsam göklerde salınan bir kuş olmak ister miydim? İnsan, cevabı mümkün olmayan soruları soran insan...

Dünyanın bin halini görüp bin kere dünyadan gitmek isteyen, bin kere de bavulunu toplayıp evin dışına çıkamayan insan...

Bir yağmur düşse avcuna bin hayal kuran, bin hayalin içini bin umut dolduran insan...


Kimi zaman pencereden baktığımda güneşe selam veririm gözlerimle. Işıklarını odama gönderen güneş karşılık verir bana batarken "bugünlük hoşça kal!"

Gece olur sohbet ederim ay ışığıyla, şarkılarımı paylaşır, karanlığı aydınlatmasına iltifatlar sıralarım. Pencereme konan güvercinle bir mektup yollayıp sokak lambalarının onu nasıl kıskandığını anlatırım. Arkadaş olurum yıldızlarıyla, bu şehrin ışıklarıyla... Onlar bana penceremden gördüğüm manzara kadar olmadığını tasvir eder dünyanın. Her gece masallarını dinlerim ıssızlığın sesinde.


Gece daha aydınlık gündüzden, gökkuşağı daha da belli bu saatlerde. Tek hasretim odamı ısıtan güneşe, karanlıkta siyah görünen yeşil ağaç dallarına, rengini saklayan çimene, sıcaklığa, geceleri derin uyuyan insanların gözlerini açınca yoldaki telaşına...

Kafamı koyup pencere eşiğine, ılık rüzgarın saçlarımı okşamasına izin veririm, yıldızların üstümü örtmesine, gökyüzünün beni korumak için hayatın tüm sesini içine hapsetmesine, huzurlu bir uykunun kucağındayken yağmurun sokakları temizlemesine, ağaçlara su içirmesine... Yeni bir güne hazırlanmanın sessiz telaşını hissederim en derin yerde.


Bir ninni olur bana gecenin sesi, bir hasrettir rüyamı aydınlatan batmış güneş, dünyanın nefesidir ılık rüzgar ve uykumda saçlarıma çiçekler takan kuşlar...


İşte böyle bir insandır, umutlarını omuzlarında taşıyan, hayatı dostu bilmiş, hayallerde yaşayan...


"Geceleyin karanlıkta
Gülümsedim buluta ben
Saçlarına düşen yağmur
Gökkuşağı oldu birden"