Kürklü kambur çağ, mahmur gözlü çivinin istilasıyla,

çevreliyor kahkahasını, kaplumbağa imarıyla.

siyah kabuk, selin ruhlu bir dağ,

ipek pamuk, elem soylu bir ağ

Müjdeliyor serenatı, saptırdığı uşaklarla.


Molozlar havlıyor, çatırdıyor çardak,

kemerler tapınıyor, yakınıyor ahlak.


esaretin çanlarına çorap örür köpükler,

gecelerin azizleri, sarıp sarıp içerler.

fıçı olur sabahlar, hüküm giyer vaazlar

kutsal sazan avına, hakim olur yananlar


Transparan bir buzul, hayran olur her kusur.

Evraka! Evraka! hu meşhur

Lavların mahpusudur.

Uzay akar kanından,

Balçıklaşır ayanlar,

Kobay bilir gerçeği,

Sürünürken zamanda.


Tarzan iner göklerden

Kedi göze av için,

Taraçada bir lahit,

Köpekliktir tek işi


Karnavalın kahini kapılırken ahenge,

Halhallıdır her cani, sarılırken aheste,

Mazarratul alemde, mazarratul ahirde,

Vahşilerin ayini, yazmaz hiçbir ahitte.


Büzüşür hep iğneler, kağnı olur zikirler

Kara gülün kanıyla yeşillenir iblisler

Haritalar çizilir bedenlerin üstüne,

Evliyalar sürülür zülfün ince üssüne.


Dizginlenemez ki bir çitanın gök gürültüsü

Sibirya'nın canavarı kaybetmez büyüsünü

Kara çığlık Savitar, körlerin dans efendisi

Hipnozlu ışık hüzmesi, sürülerin serserisi