ben taşımayacağım bu ayakları

gücün varsa gel de sen taşı

yüksek marşlı ihtilal yasakları ve

hükümete inat seviş benim yerime

vergisi düşülmüş bir sigara yak

benden büyük çocuklar doğur

hükümete inat büyüt asiye


malzemesi eksik binalar dikiyorlar içime

bir melteme bakıyorum oysa, kimse bilmiyor

kuru bir dal olacak ellerim, saçlarım dökülecek

kırka varmadan ölmek gerekirdi

yaşlanmak bana yaramıyor


gömlek cebimde kalbe dolanmış bir resim

dikenlerin batıyor göğüs kafesime asiye

açlığın sınırında kemiklerimi sayıyorum gizlice

iyisi mi sana benzeyen bir çocuk bul

kirlenmemiş olsun elleri, adam öldürmemiş

utanmak mektubu kayıp bir maşuk olsun

sen sana benzeyen bir çocuk bul

gözleriyle anadilinde dualar okusun


ben taşımayacağım bu ayakları

altmış üçü devirdim bak, aşıyorum haddimi

indikolit çatılarda aylanan bir hırsız

biraz da kanı bozuk şarap özlemi

avlıyorlar ve sırf yanlış yılda doğdum diye

yanlış şehirde öleceğim sanıyorlar

hükümete inat öldür asiye


yaşayalım yaşalım muttasıl

ama nasıl ölelim nasıl