celladım ile dans ediyorum 

ama görmen lazım, bak 

ensemi kavrayıp

derim imiş gibi başımı okşadığını 


sonra elini belime doluyor

bazen iki esmer göze sokulup

hiç varamadığım bir parka götürüyor beni 


ama havada nasıl bir koku, 

bir çocukluk rüyasının ahengi sanki 

hem de hiç kimse bana yüz çevirmiyor orada


kimsenin günahı ekilmiyor göğsüme 

ne ben

ne de annem bir aynada karşılaşıyoruz


ve artık görmen lazım beni

izin ver koşmayayım, 

oturup insan etmeye zorladığım aklım çatlasın ki taşayım 


hem zaten herkese hala kızgınım, 

bir rende kesiğini bile hissedemiyorum, yine

ve bu hengamenin arasında sana henüz söz veremiyorum


ama belki bakarsın kanım temizler kirlettiklerimi

ve bir peri bile olurum

gözlerinden korkmadığın,

sana olamadığın çocuk olup

benimle yetişemediğimin parklara vararak