Küçüğüm, küçücüğüm

İçimde büyütülmeye yüz tutmuş ne varsa

Bil ki bütünü senindir

Şu alnıma kazınan yalnızlık

Elimi çekip çıkarttığım o kalabalık

Kendim olmaya davet

Israr ettiğim, benimdir

Yok olmadan önceki zaman

Bileceksin

Ömür dedikleri şey zamana bırakılmaz

Zaman bencilce

Alıp götürdüğü ile avunmasını bilir

Sen hissedeceksin

Hislerin seni zamandan kurtaracak

Ayakların seni dünyada tutacak

Sana ayrılan bölümde

Dengeyi öğreneceksin

Sana vaat edilenler ile gerçek

Birbirine benzemeyecek

Gerçek tektir, onlarsa kalabalık

İncineceksin

Yükünü omuzlamak

Yollar ve yıllar boyunca

İçindekine döndürecek

Her seferinde yeni bir seni görecek

Sevineceksin

Sen büyüdükçe

Yüzler değişecek

Kiminin yarası yüzüne taşmış olacak

Fark edeceksin

Ve yaralanmak için yaratıldığını

Elindekinin kıymetini bilmek ve

Aslında bir şeye sahip olmadığını görmek

Senin tek çelişkin olacak.


Küçüğüm, küçücüğüm

Söz uçar

Kağıda değil yüreğe yazılanlar kalır...

Gelmenle şenleneceğim,

Ne kadarlık ömrün kaldı?