bir engereğin derisiyim ben bu pusulasız kuzeyde

bir ağlamanın sürüklenmeli gözbebeği

tuğlasız çatısız bir karanlık bahçedeyim

yemişlerin iç kulağıyım ortadoğuda

son kez bir aradayız bak işte

son kez yeşil bir çayırda

ben sadist bir mumun kendi köküne dökülmesiyim

bizi bir araya gelmeye ikna eden çığlık

ölümün ıslak kolları arasında

sürtünmenin kuyusunda yüzen bozuk bir şiirim

öpüşerek homojen bir sevdayı putlaştırıyoruz

bak son kez birlikteyiz işte

ve son kez ayrıyız

kurtçuklar damlıyor parmaklarımdan

nerdeysen evine geri dön

parçalanmış akşamsefaları koydum masaya

bir yılan beni boğmak için hazır olda

kaküllerimin arasında çiyanlar, tragedyalar

eğer eve geri döneceksen gelirken ekmek al

çarklar döndükçe ezberimden sökülüyor yüzündeki çizgiler

avluda babadan kalma bir sandık

avluda kalmak istemeyen bir baba

bak son kez birlikteyiz işte

bilmeden

görmeden

sezmeden

eve gelirken ekmek almayı sakın unutma

kurtçuklar beni yiyecekler yoksa.