Günler uzuyor, ölüme falan çalışıyoruz arkadaşlarla

Kiraz günleri bunlar, dut ağaçlarına baykuşlar tünüyor

Üşeniyor aklım düşünmelere,

kalbim ve alnım buruşuyor;

soluyor belki yüzüm bile.


Bir el bütün sevdiği şeyleri;

gözlerde biraz hüzün, itiyorsa ölümdür.

Çok öncelerde aranan, çocukça

kırılmış duruyorsa ölümdür.

Bir kuşu boğazlar, bir avcı bir pınarda

çoğalır kaynaklar, hangisiydi nerede

Kuşun dirildiği su

bulunamıyorsa ölümdür. 


Belki de ölmek yaşamanın tek güzel yanı.

Belki de yaşamda herkesin barışamayacağı bir şey var.

Belki de kendisiyle kavgası olan başkalarına sataşmaya vakit bulamaz

Belki de inşallah demeyen paranoyaktır

Belki de uçurumu cebimde taşıyorumdur


Sahi, gençliğine mahcup olmayan var mı ki?