Bir düşte durdum, yalnız bir düşte.

Üstüme attılar o tüm beyazları bu yüzden.

Yoksa kim sanırdı ki bu yaşta, gencecik bir siyahken

Lapa lapa kar olacağını saçlarımda bu kışın…

 

Bir şiirde durdum, yalnız bir şiirde.

Öyle çocuk gibiydi ki kâğıdın üstünde

Aşkı oyuncak sanıp kimseyle oynamamıştı.

 

Bir ıssızda durdum, yalnız bir ıssızda.

Önce sonsuz zannettiğim her şey

Bu kimsesizler ülkesinde birer kedere dönüştü.

Hepsi yanılgıydı bu kısacık yürüyüşte.

Ve vaktiyle ince ince dokunulmuş bu sisli patikalar

Neden Tanrım, bana ölümü gösterdi?

Ve neden Tanrım, ölmeden söndürdün bizleri?

 

Bir hiçlikte durdum, yalnız bir hiçlikte.

Sonra hiç durmadan düştüm.