Gece boşluğa varıyor

Her sabah

-ben küçük bir ilmektim dünya döndü etrafımda.-

Sana desem ki, bir zamanlar göğ senin gözlerindi,

Yağmur taşıyan.

Ellerin koca duvarlardı,

Önümde.

Desem ki toprak senin adımınla yeşerdi,

Yeşil sendin.

Mavi sen.

Kırmızı sen.

Ben geceydim yalnızca

Ve yalnızdım o boşlukta.

(Bir hikaye anlatmanın heyecanı vardı üzerimde

O gün uyandım, sana ulaşmak açlığıyla,

Uzandı sesim,

Uzandı elim varlığına, yokluğu tuttu yerine.

Aldım astım göğsüme, bayrak gibi.

Yine de sendin gördüğüm, duyup anımsadığım.)

-dolandım tüm ayakların altına-

Şehrin sokaklarında çocuklar tüm kuralların sahibiydi,

Ben sokaktım, biri içini döküyordu hep,

Kaldırımlarda yürünmüyordu acıdan.

 Ayazında gecenin,

Sendin sokak lambası.

-tuttun ipin ucunu-

Ben boşluktum yine, sen yoktun.

Altın bir çehre götürdü.

Seni benden,

Geceyi boşluktan.

Yeli seherden.

-çektin söküldü içim-