İpe diziyorum kelimelerimi 

Uçuruyorum, 

Senin çoktan vazgeçtiğin bir evin 

Çatısına doğru 

Bir uçurtmanın boynunda kalıyor anlamlar 

Anlaşamıyoruz 

Oysa boşluk bırakıyorum her satır arasında 

Birbirini anlamayan iki insan mesafesi 

Kadar boşluk  

Soru işaretlerini kaldırıyorum 

Bildiğimi okuyorum yine 

Bana bildirmediklerinin altında ezilirim diye 

Anlaşamıyoruz 

Yazmak marifet değil, inan 

Kalemi döndürüyorum 

Umarsız bir çiçek sakinliğinde 

Geçmişe seslenişim bu; 

Seninle bir oyun parkında tanışsaydık 

Geçmişini kurtarırdım 

Kanatlarımı kırar mıydın sen de 

Anlaşır mıydık?