Saç telimden avuç içleri akıyor. Bir tuzak gururu peşinatı. Vade farkına dört taksi. Üçü, tıka basa dolu; dördüncü boş. Kanıtlanmayan pürüz. Kabalığın kabahatinde potansiyel düşünce kalabalığı görüyorum gözlerinde. Ben ıssız polenlerin taşınmayan limanı. Loşluğun kollarına yığılmadan önce, şu gri zamanın platonik furyasına koşmaya devam ediyorum.


Harcamayı seviyorsun, kandırıp kazanıyorsun. Başına gelenleri, başıma aktarıyorsun, aldın istediğini. Adım çirkin mi, adın fikrim mi? Sızlıyorum mavi mavi. Yularım yukarıda. Yıldızlı kahkaha haftasını çok özlüyorum. Tabanlarım düzlüklerce, kapanlarım yüzlüklerce. Kendi tuzağıma düşme arzum hurafesiz. Nitelikli dümencilik. Ben değiştiriyorum bu faslı, kaskatı kalma huyum antidepresan brandasına doğar, postumun delikleri siyah deklanşöre sığar. Püskül canavar. Sesim küçük.


Ölümüne.