ilk o kalkardı hep 

önce çayı koyardı

geçmişi silkeleyen ilkelerin arasından bir koku kaplardı odayı

kızaran yüzümü de alır çöpleri dökerdim

bir bardak erimiş demiri içmiş de ağzımda pas tadı kalmış gibi geri dönerdim

hangi duygu ile eleştirmeliydim bu durumu

bulut mu? papatya mı? ekmek kırığı mı?

yoksa yaşlı bir "evet" mi

sensizlik korkusu bana has bir özellik değildi