İnsanları umursamayı bıraktığımız, herkesten vazgeçtiğimiz bir nokta var. Bu noktaya çok hızlı gelmiş olmanın hissizliğini yaşıyorum. Neleri kaybettiğimi düşünmeyi bırakmak aslında. Eğer şu an olanı istemiyorsak sonradan olacakları da merak etmeyiz değil mi?


Öncelikle yaşananları geçiş dönemi sanıyorsunuz ilk adım. Büyüdüm ya da hayatım değişti gibi nedenlere bağlıyorsunuz. Uzun süre üzülüp kendinizi kötü birisi olduğunuza ikna ediyorsunuz. Arkada bıraktıklarınızı zihninizde bırakamıyorsunuz. Tekrar dönüp her şey normalmiş gibi yapmaya çalışıyor ve kendinizi kısa süreli mutluluklara hapsediyorsunuz. Beklenen olana kadar sürüp gidiyor bu. Beklenen? Olmadığını görüyorsunuz, ne yaparsanız yapın karşınızdaki insan değişmeyecek. Mutlu değilsiniz hem de hiç. 


Hepimiz mutluluğu arıyoruz. Peki ararken şaşırmamız normal değil mi? İşte, normali kucaklarsanız hayatı ne kadar basitleştirebileceğinizi göreceksiniz. İçinizde yaşayan ve sizin kötü olduğunu düşünüp ekmek vermediğiniz o karaktere bir şans veriyorsunuz. Konuyu aşk sananlar olmuştur, konu aşk değil. Konu hiçbir şey değil, benimki biraz arkadaşlıklardan çıkan bir sonuç olsa da konu hayatınız. Tanıdığınız, ayıp olmasın diye selamlaştığınız insanlar var ya, konu onlar!


İçinizdeki kötü karakter neler diyor bir bakın. Konuşma onunla diyor ya da başını eğip geç, sevmiyorsun o anı yaşamayı diyor. En başından beri aradığınız mutlulukla dövüyor sizi başlarda. Vicdan azabı çektiriyor, ta ki elde edene kadar o hazzı. Kurtulmak diye adlandırdım ben, siz ne dersiniz bilmem. 


Ne zaman huzura eriyorsunuz ve size vicdan azabı işlemiyor? Tam olarak kurtulduğunuz insanın da sizden kurtulduğunu anladığınızda. Eğer bir insan ilişkisinde tek taraf mutsuz olabilir sanıyorsanız ne kadar haksız olduğunuzu görüyorsunuz. O yüzden eğer hâlâ zorla götürmeye çalıştığınız arkadaşlıklar varsa, akrabalar, mahalledeki esnaf belki; bırakın. 

Sakın sadece sizi üzenleri koymayın bu kategoriye, onları zaten geçin. Ne zaman konuşacak, görüşecek olsanız içinizi huzursuz eden o kötü karakteri dinleyin ve hiçbir şey yapmasa da size, öylece durmasını istemeyin, bırakın; kendinizle birlikte özgür bırakın.