Bir buse çalkalanır her davandan 

Bir letafet süzülür dudaklarının arasında 

Hal buyken meşrebi kılı kırk yarmış 

Bense gayriihtiyari tahakkümüyüm bu dizelerin


Sancım üşür yanı başımda kül naralar biriktirdim kuyucuğumda

Onu çizmedeki sanatsızlığım baş gösterir hülyalı dimağımda

Uzakta sızlarken yanı başımda süzüldüğüm

Heyhat ki aşk o bercestelerin bendini örter dünyadaki örslerimle


Bir meydir ki içip sızsam bu gecenin sessizliğinde

Kaç figan eder bu dizeler kaç serap eder bu çöl yasaklığı

Halliceden bu Mecnun'un rüyası kaç kişi erbabına ulaşabilmiş 

Bu maksatla Leyla'sı, Zeycan'ı, Asuman'ı, Tahir'i

Bu dizelere mazhar eden kimdi 

Şair nakşına göre örer bu bendi 

Niyazı okunmuş bu mecazın fendi 

Son bir esame takılı kaldı öyle hoş görüldü, öyle dendi


Hakk ile batılın kavgası dinmiş semada beyazın güvercinleri var

Aşk ne büyük emsaldir bütün bu didişmelere 

Mürted sayılacak  her sevgi

Bu maval ile yetinecek yeni dünya insanları 

Son kallavi busesi Tanrının, içimdeki şehrengizi kuşatadursun.

Derimden Hallac'ım, Mansur olmama darağacı kadar uzağım

Pirimden Abdal'ım methimi duysun  aşk-ı civanım

Bir feveran ''benden içeru" der Yunus'um 

Perçemine aşk diye göründüm, Tanrı'nın külliyatında

Söyle o vakit kim ola Hakk kim ola batıl ey münzevi aşk!