Dost’umun dediği gibi,

Kalem, ucunda saklar kelimeleri.

Bazıları sesi duyurmak için.

Bazı sesi, ıssız topraklar altında gizlemek için.

Sesi kutsayan olur mu duyanlardan?

Sormazlar mı? Hangi Ses?

İçimize nefret tohumları serpiştiren

Veya bizleri göğe yükselten ses.

Duyulur mu artık o kutlu sesler?

Sürekli, “Yaşam (!)” diyen megafonlara rağmen.

İşitmek isteyene ses,

Bazen; bir kitap, dağ ve insan…