Gerçeği sınayacak somut bir verinin olmadığı bu hiper gerçekçi çağda, isteyen herkes istediği şey olabilir.


Yazar, romanında karakterine istediği hayatı verebilir. Ancak o roman, bir roman olmanın ötesine geçemez.


Sadece bir çiftçiysen, sadece bir doktor, bir marangoz isen; zihnin kemerlerini açıp kendi öz, biricik benliğine ulaşamamışsan, bu göstergeler ve semboller simülasyonunda kaybolup kendi gerçeğine ulaşamayacaksın demektir.