Güne soldurdum yüzümü

Şimdi ne yangınımın harı

Ne ahtımın baharı

Pencereden uçsam şu aşina göklere

Uçsam ağlasam insansızlıkta


Daha da yeşertemem bu bahçeyi

Dönemem kovulduğum kapılara

Yine de ar ederim içime büyüyüp

Kimseye veremem,

Kederimi katlayan olmamışlığımı


Uykular alıkoyar hakikatten gözümü

Lal eder iş bilmezliğim, solmuşluğum

Diyemem de sözümü


Gam tutar düşerim boş koridorlarda

Ne tutacak el ne kalkacak derman

Zaman yıkılır üzerime

Üzerime siner büyümemiş çocukların yorgunluğu

Anlayamam


Güne soldurdum yüzümü

Bitirdim harçlığımı yeryüzünde

Ne sevecek sevgili

Ne görecek güzel gün kaldı.


Bu benim yanılmaz mocanlığım

O ateş sönene kadardı.