Unut beni tanrım

Kör bir alacanın kucağında

susuz tarlaların karanlığında.

Kırlangıçlar iz bırakmış yollara.

Küsme bana tanrım

sakla hiç bilinmeyen kovuklara.


Af tanrım!

Af!

Firar et beni dünyalıktan.

Sar sarmala ihtişamınla!

Kaçınamadığım bu ızdırabın

kimsesizliğinde

Firar et, sakın handikapından.


İnandığım değerlerden vazgeçirircesine

tenime saldırıyor mahlukatların.

Tanrım

Neredesin

İnancımı törpüleyen,

kanımı kemiren bir acı.

Tanrım

ses ver.

Musa'nın dağına zuhur eden yüceliğinle

medet tanrım

bana gaybını bahşet.


Sakın tanrım,

ateşten.

İbrahim'in suyuna

İsa'nın hoşgörüsüne davet.

Huzuru saklama tanrım

çağırma cehennemine,

bedenimden yaratma imansızlığı,

hiçliği koyma avuçlarıma.

İnanç tanrım

Güven veriyor insana.

Bir korku kaplıyor.

Sakinliğin boyunduruğu,

sızlanmaların tiynetsizliği

Güven tanrım!

Güven!

Yakışıyor umut arayan dervişlerin kaybolmaktan korkan ücralarına!


Yakınıyorum tanrım!

Yarınlara,

olacaklara,

olmayacaklara,

umutlara, umutsuzluklara!

Medet tanrım

yıpranmışlara,

inanmışlara.

Dört duvarı dost bilerek karanlıkta varlığını arayanlara.


Yâr!

Yaşanamayanlara.

Nispetsiz sevgilerin eşiğinde

yalnızlık sızıyor gözkapaklarıma.

Davet tanrım!

Davet

en kalabalıklara!

Yılgınsız sızlanmalara.

Yaşlı,

suskun,

durgun,

sevgilere.

Koru tanrım!

Koru!

Sahteliği göğüne yükseltenlerin sefillikte var oluşlarına.

Mesnetsiz imanların aydınlık gibi görünen kaypaklıklarına.


Ferim yok tanrım

inanmaya.

Hayat yokuş aşağı giden bir tren

ve ben o yokuşum, kendi bayırına engeller dizen.


Bağışla.


*Fotoğraf: merve yavuz