Hayır.

Orada değilim.


Penceredeyim eski, dünü gözlüyorum

Usulcayım ve sakin

birçok şeyle aynı şeyim

Diyebilirim

Telaşlı değilim, hayır

Ellerim durgunlukla çerçeveli 

hemen ellerim yok, sonra ellerim var

Gözlerim demode, benle lekeli

Ve ayaklarım 

Eski, soyuttan ahşap

Ayaklarım gıcırdıyor

Üstünde 

Durduğum 

Zeminden şüphe ediyorum 


İki.

Dönüyorum içeri pencereden

Topladığını aklımın, düzenliyorum

Bir apartmanın ev oluşunu

Oralı olmaya benzeyişini sokağın,

ev hisli bir oda dağınıklığının

İhtimalini, bir yerdeki

Alıyorum, kabul ediyorum.


Ahşap, gıcırdayan o odanın

Gerçekten çöküşünü

Çabasız düşe benzetiyorum

Böylece

Unutmak hayati bir şeye dönüşüyor ki

Son kalkanım şöyle:

Düşünmezsem acıtmaz sanıyorum


Üç.

Durduğum 

konuştuğuma benziyor mu 

Soru bu

Geceyi beklemiyorum

Yatağı beklemiyorum

Mutfakta bir kedi ayaklarıma sürünüyor 

Yetiyor

Eski bir kürsüye çıkıyorum hemen

Cevabıma soru bulmuş gibi

Ne bildiysem anlatıyorum 

Biri tam uzaklaştığım

Bıraktığım, vazgeçtiğim yerden anlıyor mu beni 

Ne kadar soruyorum, ne kadar soruluyorum

Bilmem

Ben kimin için ne kadar süreyim

Zamanın nesiyim, kimde nasılım ve neyim

Bilirsem üzülürüm, biliyorum

Sokağa iniyorum üç günde bir 

Rüzgarın üç günde bir oluşu 

Saçlarımın taraksızlığı

Ne giysem yakışmayacak kokusu yaşamın 

Özenemiyorum, savuruyorum neysem onu 

Buna sessizim ama

Dağılsın istiyorum, toplanmasın ben

Düzen kusan bu donuklukta

Kendimi yalana

Güldüremiyorum


Dört yıldır cüzdansızım 

bu yüzden mi, bence değil


Dört.

Ne zaman kalsam, kalmak istesem

Akıp gideyim desem, benzesem dediğime 

Kalabalık mı kalabalık

Dilsiz gürültü 

Hiç sevmiyorum bunu

Aradığım ses değil, söz 

değil, 

anlam mı, değil ne?

Niye?

Ne bulduysam itiyorum 

Şişiyorum kaşınıyorum

Uyuşuyorum hiçbir şey için

Geceyi bekleyemiyorum


Ütüsüzüm

Kaldırımlara oturuyorum 


Beş.

Ne zaman dursam 

Durduğumda an durmasa 

Ben unutamasam

Bir çınarın sürekli çınar oluşunu

Yalnız ve sadece

Oluşmamış bir şeyin boşluğunu

Sonra 

Aşınmış bir dikliği

Düzlüğe benzemişliği

Hiç unutamasam ne olur

ki

Hissini


Unuttuğumu yüksek sesle söylemeye

İhtiyaç duyuyorum


Altı.

Çağırıyorum ellerimi ve

sözüm ona genç ellerimi 

Sol işaret parmağımın tütüne benzeyişini

Ayda birkaç kez nefret edişimi bundan 

Nefretin çağırmadan geldiğini

Haftada bir

Dağıldığını kokusunun, içeriğini andırarak

Burada bulunmaması gereken o şeyin

Oluştuğunu

En az iki günde

Bir

Çağırıyorum

Kaçmaya çağırıyorum ellerimi


Yedi. 

Uzağı haklı çıkaran

Oyunlu temas, kurgulu tanışıklık

Koşul maskesi, geçmiş kalkanı

Kayboluşa hep, kayboluşa,

yalnız


Kaç adım kaldıysa

Silinecek 

Kimliğimden

Ve

Aramak ne iyi diyeceğim

Yokluğumla, söyleyeceğim

Sonuçtan uzak olmak 

Bilmediğini unutmak,

bunu en son hatırlamak 

İyidir.


Aradığımı eksik bulacağımdan niye korkmuşum ben ve niye

Habire büyümüş bu?

Çok yanlış

Şimdi

İşte mi demeliyim, evet mi

Hayır mı, belki mi, sonra mı

Penceredeyim, beni gözlüyorum 

Görmeye sarkıyorum

Mesafe tanıyorum,

bu konuda iyiyimdir

Söylemeli miyim bunu?

Hem

Bilmek kusup yine

bilmeye kaşınan beni

Cahil cahil

Görmüyorum sanmayın

Anlamış dönüyorum her yerden

Bir parça kırılarak

Bir öksürük bir öksürük 

Ki sormayın 

Sevebilmek için

önce yanılmaya ihtiyaç

duyuyorum


Ve kendimi haklıyken hep

Eksilmiş buluyorum


Sekiz.

Ürperiyorum soğuyan

bulanıklıktan çünkü

Gece yetmiyor, bunu sevemiyorum

Kendime çırılçıplak dalıyorum

Dışarıya titriyorum, sanırım bundan


Bu gece yine böyle şeyler düşünüyorum:


Bir çınarın sürekli çınar oluşu

Bu ne demektir? 


(Taslaklarımdaki şiirleri paylaşmaya karar vermişimdir)