insan bazen güneşli akşamlara yenilir.

çay bardaklarının dibindeki şekere,

reçelini karıştıran arılara imrenir.

yüzüne değen rüzgardan gıdıklanır 

ertesi güne doğmaktan iğrenir.


insan bazen soğuk gecelere özenir.

sigara dumanının gözlerini yakmasına

yatağın hep boş olan tarafına sinirlenir.

aynada gördüğü yüze acır,

dört duvar hapis gibi gelir.


İnsan bazen kış gibi biridir.

sıcak kestane mevsimi, kalın çoraplar 

koyu çorba kıvamı gibidir.

eskimiş mutfak dolaplarını izler,

sık sık içinden yazı geçirir.

üzerindeki karı soyunur, zemine uzanır 

ölümü senfonileştirir.


insan bazen yarım kalmış satırlardan biri oluverir.

halının üzerine serilir

ve duvarların sessizliğinde hislenir.

göğsünün içindeki harbi bitirecek,

sırtına yaslayacak biri için 

bir ömür bekleyebilir.