İstanbul sakiniyim öfke bilmem ben

Doğmuşsam şehrin yabanına,

İnsanın yamanına,

Dinine imanına, 

Ne düşmüş ki gökten bize ne gelsin?


İlişilmez bir rahatta bir yürek

Güç bilmez, öç bilmez iki bilek ve

Yaşamış iki yaka biri birine benzer

Benim derim gönlüm sulara yansırken

Kıyametler hesaplarım parmaklarımla

Otuza gelir de bekler yaşım

İzanımı almışım;

Kimselere vermem.


Hisli kadınlar severim güzel ve kötü

Ayrılıklar ve unutmaklar yarıştırırım

Hayat böyledir derim dostlardan berisi yok

Yaşanır kapı açıp kapamakla,

Bilirim yine de eşiğinde yittiğimden

İleri bakmakla gelecek,

Geri dönmekle geçmiş olunmaz.


Şairim ben uzaktan izlerim çocukları

Hiçbirini büyütmem elimden gelse

Maviyse gök, sıcaksa yaz onlara

Alkışsa çok, kucaksa az onlara

Bana bakıp gülsünler isterim yine

Gider belki de elim, değmez onlara


Büyürüm, dostlarım omuz verir

Düşüp kalkarım gocunmam

Düşüp kalkmam dokunmaz bana evvel kadar

Bir elimde bir yaşam büyütürüm yine

Bir çiçek sökerim mevsimse bana

Türküler ya da yolculuklar nasıl da şaşmıyor yerini


Koyuyum,

Büyük sözler söylerim aşinalıktan

Yağmurum seldir bazen güneşim cehennem

Acım halka değer durup durmaz,

Sevgim dağ kucaklatır kuşlara

Benim yine de elinden gelmeyen


Duruyum,

Serinde tutarım rengimi berrak

Omuzlarıma dek kıssalar, menkıbeler gelir

Boynum nere, gözlerim nere de sevgim,

Tılsımını vermez örtüler içinden

Büyütür beni olur olmazda

İnsana kaynatır 


Benim ben biraz

Her şeyin azıyla varım biraz

Uzağa bakıp şerbetler edinsem gövdeme

Bana benden kalan her ne varsa da

Alır giyerim eğnime olmazsa olmaz.


Bu kadarım

Kırmam kilitliyse dünyanın kapısı

Yerinde değilse ve her kimse ev sahibi

Sussam yüzüne olmaz, söylesem olmaz

Yine olmaz, yine olur da olmaz

Belki akşamı kara, belki ışığı söner

Kocaman bir gök bu başım gibi döner

Bana benden fazla, benden daha az.



Fotoğraf: Ecre Begüm Bayrak