Gecenin uyumamışlığı ilişiyor üstümüze

Oturuyorsun yıl sonra gelecek bir şeyi bekler gibi

Bir çakmak çakıyorsun,

Açılıyor dünyanın kapıları Rüstem'in yüzüne

Bir çakmak çakıyorsun,

Hırsıza çıkarıyorsun Dante'nin adını

Bir çakmak çakıyorsun,

Sigaran yanıyor.


Otomobiller yollarla yarışıyor önümüzde

Bir afgan ağıdı inliyor gırtlaktan

Saat gibi kuruluyorsun içten içe

Tırnakların büyüyor anlamazdan

Kanın serin, yaran derin demiyorum.


Zaten bilmesem ayıplardım yüzüne,

İstikbalime küfrederdin, kavga ederdik

Oysa sen yüreğinle kalkardın oturduğun yerden

Bir göz ucunyla bıçak yarası açardın da,

Kasımpaşa'dan Sadabat'a otobüs kalmazdı.


Bütün mahalle bilirdi.

Sen nasıl siyahlar giyerdin evvel,

Kıyametim kopardı yüzüne

Bir dalardın ay halesine kayıtsız

Bin çıkar gelirdin, yatardın dizime


Uyuklamaktan şişen ısınırdı elinde

Bir yudum alırdın,

Kanlı festivaller başlardı İskandinavya'da

Bir yudum alırdın,

İlk adaya sığınırdı Venedikli denizciler

Bir yudum alırdın,

Şişe düşer kırılırdı taşlarımda


Evvelinden tutmuşum yürümüşüm

Uykudan çalıp fakirlere dağıtmışım senin için

Bu da bir civanlıktır biliyorsun


Gecenin uyumamışlığı ilişiyor üstümüze

Ayı haleden söküp bir elinle,

Bir elinle yanağıma dokunup gidiyorsun


Gece uykusundan ölüyor

Sen karanlığa yürüyüp,

Uyanmazsam uyanıdır diyorsun.