Edebiyat > Öykü
Bu alanda, üretmiş olduğunuz öykü metinlerinizi paylaşabilirsiniz.
Sarı arabasının hızla çarptığı kapısına, sıkıştı elbisesinin koyu yeşil fırfırı. Birbirinden ayrıldı fırfırın iplikleri bedeninin hızına dayanamayıp…
Koşara...
… Eve gelince beni karşılamasını istediğim hoş yemek kokularından umudumu keseli çok olsa da birini görmeyi her zaman istemiştim. Bunun için kendime çok kızs...
Maşa, orta sehpanın üzerindeki tütün filtresi ile oynuyordu. Oyuncağına karşı dikkatli ve ait görünüyordu. Ne düşündüğünü bilmeksizin bir anda atladı laminan...
Derin bir nefes ve iç çekişle birlikte, kapıdan adımını attı. Dışarısı oldukça aydınlık ve güneşliydi. Isının tenindeki hissi yaşadığını hissettirdi. Şöyle b...
Günlerden Salı, vakitlerden ikindi. Öfke ile topuklarını ezmek pek adeti olmasa da, öfke ile topuklarını ezerek sokağın başından içeri girdi Servet Efendi. D...
mesaim bitmiş, sıcacık yatağımda uyuma hayali kurarken birden feci bir yağmur bastırdı. bu yağmur değil; sanki tanrının soğan tarlasına gübresini saçan çiftç...
“Bak anne, işte orada. Bize doğru geliyor, görmüyor musun? Baksana nasıl da büyüdü. Kapkara bir şey.”
Gözlerim yavaşça açıyorum. Annem, bir eli alnımda, diğ...
Bir trenin daha geçişini sakin gözlerle izledi. Geleceğe iki kişilik yer ayırtmıştı. Kalbi ve zihni suskun, dinginleşmişti. Hem kendi saatini bekliyor hem de...
Ferhat; otuz beş yaşında bir fotoğraf sanatçısı. Liseyi bitirdikten sonra, taşradan İstanbul’a gelmiş, birkaç yıl çalışıp biraz biriktirdikten sonra, Be...
Mekanik canavarın ezip geçen paletleri yok etmeye programlanmış, duygusuz dev bir robot gibi; fidanların, böceklerin, kaplumbağaların olduğu koyu yeşilliğin ...
İstanbul’a döndüm. İçim içime sığmıyordu, telefonuma sarıldım arkadaşlarımı aradım hemen.
Geldim ben
Dediler hoş geldin, kaç gün kalacaksın
Dedim O’na bağ...
Yaşamın ötesinde günler var, tıpkı geldikleri gibi… Bu cümleyle açtı gözlerini. Kahvesini içerken uyuklamış ardından hülyalara dalmıştı. Martı sesleri ile uy...
Radyoda bir türkü çalmaya başladığında ağlardı dedem. Çocuktum. Bilmezdim neydi adı, hangi türküydü.
Hüzne tabii olmayanlar çağında olduğumdan
anlamazdım ...
Yıllardır yaşadığım bu şehir ilk defa gözüme bu kadar yabancı gelmişti. Her sokağında anılarım olan bu şehir bir gün evden çıkıp öylesine yürüdüğümde bu kada...
İlkbaharın bütün güzelliklerini sunduğu; eriyen karların toprağa, toprağınsa tohumlara, otlara, çiçeklere can verdiği ve güneşin bütün cömertliğiyle b...
Tapuya karşılık para. Şerefime karşılık haysiyetsizlik. "Satmadığın bir şerefin kalmıştı ulan ibine! " diyerek kendimle çetin bir mücadeleye girişmiştim. Ani...
-Biz niye böyleyiz Cevdet?
-Nasılız Yılmaz, anlamadım.
-Ben de onu diyorum. Ne olduğumuzu nasıl olduğumuzu anlamıyorum. Sabahtan akşama türlü insan oturuyo...
Uykulu, sıcak ve baygın güneşin altında uzunca yürümüştü. Yakası terden nemlenmiş, ensesindeki tüyler derisine batmıştı. Kaşesini çıkarmayı düşünse de vazgeç...
Renklerin tonu ruhunu yansıtıyordu. Askılardaki kıyafetlere teker teker bakıyor, dikkatini
çekenleri alıp, evire çevire inceliyordu.
Tahminime göre en az y...
Karanlık ve mavi beyaz bir duvar. Masa, sandalye, yatak, gardırop, bir ayna ve yerde bir halı. Yirmi beş yıldır aynı acı, aynı sıkıntı. Tavanda yanan sönük b...
-Gönül gözüyle göremedim gönlümden geçeni. Hayat beni kör edecek yakında.
-Mutlu musun peki?
-Hayır ama alıştım boğazımda yaşanan o yumruya. Artık daha ko...
Anlamlandıramadığım yaşamım gözlerimin önünden geçerken fark ettim kin tutuğum yılların nasıl hızla geçtiğini. Ansızın kurumuş boğazım düğümlendi, yutkunamad...
Kulaklarımda neşeli bir şarkı. Nereden buldum bunu hatırlamıyorum ama adımlarım ritme göre. Parmaklarım gitar çalıyormuş gibi hareketli oysa ki hiç gitar çal...
Yükleniyor...
İçeriğin sonu
Yüklenecek başka sayfa yok